Post New Thread Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1  
27/07/12, 00:42
Rd-Cd
Rd-Cd is offline
The World Is Yours
 
Join Date: Jan 2011
Threads: 486
Posts: 1,379
Country: Turkey
Thanks: 6,252
Thanked 5,893 Times in 1,353 Posts
Groans: 13
Groaned at 13 Times in 13 Posts
Mentioned: 16 Post(s)
Default Köşe Yazısı: Suçlu filmler mi? - Ömür GEDİK [26.07.2012]

Suçlu filmler mi?

Godard, “Bir film yapmak için tek ihtiyacınız olan bir kadın ve silah” demişti.

Yarın vizyona girecek olan Batman serisinin “Kara Şövalye Yükseliyor” isimli son filminin Colorado’daki ilk gösteriminde maskeli bir saldırganın açtığı ateş sonucu 14 kişi ölüp, birçok kişi de yaralanınca kafamda filmi hemen geriye sardım.
Filmlerden kopya cinayetlere bir yenisi daha mı eklenmişti?
Katliamı yapanın taktığı maskenin filmin kötü adamı Bane’den esinlendiği düşünülüyor.
Ve ne yazık ki bu ilk değil.
Cho Seung-hui, Kore filmi “İhtiyar Adam”ı (Old Boy) izledikten sonra Fairfax’da 32 kişiyi öldürmüştü... Evinde bulunan video günlüğünde filmden etkilendiğini kanıtlayan pozlar vardı.
“Scream” filmi Belçika’daki bir cinayete esin kaynağı olmuştu.
Oliver Stone’un “Katil Doğanlar”ı da (Natural Born Killers) lanetli filmlerden... Filmden kopya çeken sekiz cinayet işlendiği iddia edildi.
1993 James Bulger davasındaki çocuklar kurbanlarını Child’s Play 3 filminden esinlenerek öldürmüştü.
Filmlerden kopya cinayetlerin en bilineni Stanley Kubrick’in 1971 filmi “Otomatik Portakal”’ı (A Clockwork Orange). Film, yönetmenin kendisi tarafından İngiltere’de vizyondan çekilmişti.
Sıkı durun; 11 Eylül katliamı bile filmlerden kopya cinayetlere örnek gösterildi...
Amerika’nın politik ve kültürel baskısından nefret edenlerin cevabı Hollywood stili bir katliamla gelmişti.
Asıl soru şu aslında, filmler olmasa bu cinayetler işlenmeyecek mi?
Oliver Stone filmlere atfedilen suça karşı çıkarken Twinkie savunmasını hatırlatır.
San Francisco’lu politikacı Harvey Milk’i 1978 yılında öldüren Dan White savunmasında çok fazla Twinkie yediğini ve buna bağlı olarak yükselen şeker oranının dengesini bozarak cinayeti işlemesine yol açtığını söylemişti.
Stone cinayetlerin arkasında film etkisi aramayı da buna benzetiyor, “Nasıl ki Harvey Milk cinayetinden Twinkie’yi sorumlu tutamazsak, filmleri de işlenen suçların nedeni sayamayız.”
Uzmanlar sorunlu insanların bu suçları zaten işleyeceklerine işaret ediyor.
Onlara göre şiddet içeren filmler sadece bu insanlara detaylar konusunda örnek oluyor.


Ömür GEDİK

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr



 
Post Thanks
 
Post Groan
 
Instagram

Blu ray - Dvd - Cover - Kapak - Label - Tags - Türkçe
  #2  
27/07/12, 17:08
I Love CoverTR :))
 
Join Date: Jan 2011
Threads: 727
Posts: 782
Country: Turkey
Thanks: 149
Thanked 7,405 Times in 783 Posts
Groans: 2
Groaned at 9 Times in 8 Posts
Mentioned: 16 Post(s)
Default Köşe Yazısı: Suçlu filmler mi? - Ömür GEDİK [26.07.2012]

Bu saçma iddiaların ülkemizde en çok yankı bulan örneği "Kurtlar Vadisi" ve "Behzat Ç" dizileri elbette. Bu dizilerin ardından "racon" kesen delikanlı(!) ların arttığı, alkol tüketiminin tavan yaptığı, öğrenciler arasında şiddetin arttığı, evlilik dışı ilişkilerin gözde olduğu söylendi, yazıldı, iddia edildi hep. Şu bir gerçek ki, her türlü pisliğin, salakça ilişkilerin ve senaryo felaketlerinin olduğu "Fatmagül'ün Suçu Ne, Aşk-ı Memnu" vs gibi abuk ve sabuk diziler ise baş tacı edildi bu memlekette. Şunu artık kabul edelim ne olur: Şanlı tarihimiz, büyük ecdadımız, köklerimiz gibi hamasi edebiyatı bir yana bırakıp, aslında ne kadar cahil, ne kadar eğitimsiz ve ne kadar uygarlıktan uzak ve cahil bir ülke olduğumuzu kabul edelim. Filmlerden ya da dizilerden, ya da okuduğu kitaplardan (okuyan olursa) etkilenip, şiddet uygulayan, can alan biri zaten cahil ve eğitimsiz ve aynı zamanda akıl sağlığı da pek yerinde olmayan biridir.

Bundan 20-25 yıl kadar önce İstanbul'da biri 13. Cuma filminden esinlendiğini söyleyerek gariban bir ayakkabı tamircisinin kafasını kesip tabağa yerleştirmiş, üzerine de mum dikmişti. Hadi biraz daha yakına gelelim: Daha 3 gün önce Ağrı'da 14 yaşında evlendirilip, kocası olacak yaratık ve ve onun anne-babası tarafından sürekli işkence ve dayak yüzünden aklını yitiren Melek'e ne diyelim? Hamile kaldığında doğum yapmak üzereyken karların üzerine atılıp soğukta ölü bebeğini doğuran, sonrasında 6 ay sonra evlerinin tuvaletinde yaraları kurtlanmış ve bir deri bir kemik olarak bulunan ve bir kaç gün önce hayata veda eden bu zavallı kız için ne demeli? Böyle bir şeye ilham olacak kadar korkunç bir film gördünüz mü ya da bir kitap okudunuz mu? İnsanın canavarlığının sınırı yok. Kitap ve filmleri buna neden göstermek ancak cehalettir.

Ben çocukluğumdan beri, Western çizgi romanlardan başlayıp, özellikle polisiye, gerilim, korku romanları okudum. Bu tarzda filmlerden hoşlanırım. 45 yaşımı bitirdiğim şu ana dek ne birine tokat attım, ne de birinin canını acıttım. Eğer okuduğum kitaplara, izlediğim film ve dizilere, beğendiğim kişiliklere (bakınız: lecter ) bakılacak olursa benim şu ana dek yetişmiş, en eğitimli ve en manyak seri katillerden biri olmam gerekirdi. Dolayısıyla üstad Stephen King'in dediği gibi "Korku-gerilim film ve romanları insanların içlerinde var olan kötülüğün dışarı çıkmasına engel olan emniyet sübaplarıdır."

O yüzden insanların kötülüğüne film ve romanları bahane göstermek son derece saçma. Onlar bu her tür inanılmaz kötülükle dolu dünyada nefes alabileceğimiz yegane vahalardır.

Last edited by Lecter; 27/07/12 at 17:10.
Reply With Quote
 
Post Thanks
 
Post Groan
 
Instagram

Reply

Thread Tools
Display Modes


Tags: , , , , , ,


Cultural Forum | Study at Malaysian University